Duvarın iki yüzü: Isıtmacıyla soğutmacı artık aynı işin ustası
Tesisat Dergisi'nin Ocak 2025 ile Ağustos 2026 arasındaki yirmi sayısını baştan sona taradım. Fuar haberleri, ürün tanıtımları, atama duyuruları arasında bir çizgi var ki neredeyse her sayıda karşıma çıktı: ısıtmacılarla soğutmacılar aynı masaya oturuyor.
Haberin kendisi Ocak 2025 sayısında. Klima ve soğutma üreticilerinin derneği İSKİD ile ısıtma cihazı üreticilerinin derneği DOSİDER, ısı pompası üzerine ayrı ayrı yürüttükleri komisyon çalışmalarını tek çatıda birleştirdi: İSKİD-DOSİDER Isı Pompası Komisyonu. Gerekçe açıkça yazılmış; bu ürün grubunun yaygınlaşması için önce yanlış uygulamaların önüne geçmek ve doğru bilginin üretildiği bir yapı kurmak gerekiyor.
İki başkanın sözleri de aynı yere çıkıyor. İSKİD Yönetim Kurulu Başkanı Tunç Korun, ısı pompası komisyonlarını 2018'de kurduklarını, Avrupa Isı Pompası Birliği EHPA'ya üye olduklarını ve DOSİDER'de aynı hedefi görünce güçlerini birleştirmeye karar verdiklerini anlatıyor. DOSİDER Başkanı Ekrem Erkut ise önümüzdeki dönemde ısı pompalarının, gaz yakıcı cihazlarla birlikte çalışan hibrit sistemlerle artarak yaygınlaşacağını söylüyor.
Neden birleşmek zorundalar? Cevap cihazın içinde. Bir ısı pompası, soğutmacının bildiği dünyada çalışır: kompresör, evaporatör, soğutucu akışkan, basınç. Ama ürettiği ısıyı eve ısıtmacının bildiği dünya üzerinden verir: tampon tank, radyatör, yerden ısıtma, sıcak su boyleri, hidronik devre. Bir tarafı eksik bilen, diğer tarafı yarım bırakır.
Standartlar da aynı yöne itiyor. İZODER'den Timur Diz ile Beyza Tanyol'un Mayıs 2025 sayısındaki yazısında hatırlattığı gibi, TS 825 binalarda ısı yalıtımı standardı dört mevsimi yaşayan bir ülkede yıllarca yalnızca ısıtma ihtiyacına sınır koydu. Antalya'daki bir konutun yalıtım projesi bile ısıtmaya göre hazırlanıyordu. Revizyonla standarda soğutma ihtiyacının hesabı ekleniyor. Yani artık kâğıt üzerinde de ısıtma ile soğutma aynı hesabın parçası.
Rakamlar meselenin büyüklüğünü gösteriyor. Haziran 2025 sayısında aktarılan verilere göre Türkiye'nin toplam enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 35'i binalardan geliyor ve bunun yarısından fazlası ısıtma, soğutma ve havalandırmaya gidiyor. Aynı sayıda yer alan İklimlendirme Zirvesi haberinde, Enerji Verimliliği ve Çevre Dairesi'nden Burhan Güldibi, Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı ile birincil enerji tüketiminin 2030'a kadar yüzde 16 azaltılmasının hedeflendiğini ve verimlilik yatırımlarının yüzde 30'unun hibe olarak karşılanacağını söylüyor.
Soğutucu akışkan tarafı da işi zorlaştırıyor. Temmuz 2026 sayısında, Avrupa soğutma dernekleri çatısı AREA'nın genel kuruluna SOSİAD adına katılan Kadir İsa'nın aktardıklarına göre gündemin başında yeni F-Gaz düzenlemeleri ve düşük GWP'li doğal akışkanlara geçiş var. R290 gibi yanıcı akışkanlar ısı pompalarına girdikçe, sahadaki teknik personelin eğitimi, emniyet uygulamaları ve sertifikasyonu sektörün öncelikli konusu hâline geliyor. Hidronik tesisatı çok iyi bilen bir ustanın propanla çalışan bir cihazı güvenle devreye alabilmesi için bu eğitimi alması gerekiyor; tersi de geçerli.
Sahadan örnekler de var. Aralık 2025 sayısında Form Endüstri Ürünleri'nin Toyotetsu fabrikasında üretim alanlarının yaklaşık yüzde 30'unu tamamen ısı pompalarıyla iklimlendirdiği proje anlatılıyor; havadan suya ve havadan havaya ısı pompaları, fancoiller ve klima santralleri birlikte kullanılmış. Doğal gaz tüketimi o alanlarda sıfırlanmış, yılda yaklaşık 7.500 MWh doğal gaz tasarrufu sağlanmış ve 1.600 ton karbon salımının önüne geçilmiş. Bu tür bir proje, tek meslek grubunun tek başına kurabileceği bir iş değil.
Komisyonun kendisi de boş durmamış. Temmuz 2025 sayısında isipompasi.org.tr adlı bilgi portalının yayına girdiği duyuruluyor; sonraki sayılarda “Uzmanı Cevaplıyor” video serisi ve panel çalışmaları geliyor. Şubat 2026 sayısında bir üreticinin on iki ilde bayilerine yaklaşık 2.800 insan-saatlik ısı pompası eğitimi verdiği yazıyor. Temmuz 2026 sayısında ise komisyonun ısı pompalarının yaygınlaştırılması projesi bir ödül almış; Komisyon Başkanı Pınar Gürler panellerden kamu kurumlarıyla istişare toplantılarına kadar yürüyen çalışmayı anlatıyor.
Kırk yıllık saha gözümle bu haberin bende karşılığı şu: ısı pompası şikâyetlerinin önemli bir kısmı cihazdan değil, iki mesleğin birbirine devrettiği yerden çıkıyor. Soğutmacı cihazı kurar, akışkanını doğru basar, gider. Isıtmacı eski radyatörleri, yüksek sıcaklıklı kazana göre boyutlanmış hâliyle bağlar, gider. Cihaz düşük su sıcaklığında verimli çalışmak için tasarlanmıştır; ev ise yüksek sıcaklığa göre kurulmuştur. Arada kimse bütünün sorumluluğunu almaz ve sonunda suç “ısı pompası ısıtmıyor” diye cihaza kalır.
Dernekler bu duvarı kendi seviyelerinde yıktı. Sıra sahada. Isıtmacının soğutucu akışkanı, soğutmacının hidronik devreyi öğrenmesi artık bir ek yetenek değil, işin kendisi. Duvarın iki yüzünde çalışan iki usta, aynı cihazın iki yarısını tutuyor; ikisi konuşmadıkça cihaz tam çalışmıyor.
Kaynak: Tesisat Dergisi, sayı 349 (Ocak 2025), 353 (Mayıs 2025), 354 (Haziran 2025), 355 (Temmuz 2025), 360 (Aralık 2025), 362 (Şubat 2026), 365 (Mayıs 2026) ve 367 (Temmuz 2026). Kişi ve kurum görüşleri dergideki haber ve yazılardan aktarılmıştır; saha yorumu bana aittir.



