Düşünce✕
Adam kovamayan adam da alamaz
🎧 Podcast olarak dinle · ekran kilitliyken de çalarSayfayı kaydırsanız da alttaki oynatıcıda çalmaya devam eder.

Adam kovamayan adam da alamaz

Lüzumsuz Adam'da kısa ama sert bir bölüm var: bir çalışanın işine son vermek. Alaton, birine yolumuz ayrılıyor diyen kişiyi şirketin kötü adamı olarak tarif eder ve bu rolün kaçınılmaz olduğunu kabul eder. Ağaç her yıl nasıl budanıyorsa şirket de öyledir. Ama kendisi hayatı boyunca kimseyi işten çıkarmamıştır; yapamayacağını bilir.

Çocuklarını yönetici yapmak istememesinin sebebi de budur; onların da bunu yapamayacağını düşünür. Profesyonel yöneticiler birinin işine son vermeye karar verdiğinde her seferinde onay verir. Mantığı açıktır: yönetim yetkisi verdiğin kişinin kararını geri çevireceksen, o yetkiyi baştan vermemen gerekir.

Sonra bir adım daha atar. Madem adam çıkaramıyor, adam da almaz. Kendisine gelen birini profesyonellere yönlendirir, son kararı onlara bırakır. Bazen önerdiği kişiyi işe almazlar; Alaton yükü onların taşıdığını söyleyerek onları haklı bulur.

Küçük bir soğutma firmasında patron hem işe alan hem de işten çıkarandır. En zor telefon, bir teknikere yolların ayrıldığını söylemektir. Çoğumuz bu konuşmayı erteleriz; erteledikçe hem ekip hem müşteri zarar görür. Alaton'un dürüstlüğü burada: önce kendini tanımak. Yapamıyorsan yetkiyi gerçekten devret ve verilen kararın arkasında dur.

İşe alırken de aynı kural geçerli. Hatır için alınan eleman, çoğu zaman çıkarılamayan elemana dönüşür. Alaton insanların gözündeki ışığa baktığını söyler; ışığı sönmüş olanın yeniden kazanması için uğraşır ama bazen yanıldığını da kabul eder.

Ben de MESEM'de ya da ekipte bir gence şans verirken o ışığa bakıyorum. Işık varsa emeğimi esirgemiyorum. Ama çıkaramayacağım birini, hatır için almıyorum. Kaynak: Mehmet Gündem, Lüzumsuz Adam – İshak Alaton (Alfa Yayınları).

Bu yazıyı paylaş

Bunlar da ilginizi çekebilir

Tüm yazılar →