Düşünce✕
Duvardaki soba delikleri
🎧 Podcast olarak dinle · ekran kilitliyken de çalarSayfayı kaydırsanız da alttaki oynatıcıda çalmaya devam eder.

Duvardaki soba delikleri

1954'te İsveç'ten dönen İshak Alaton, havalandırma ve klima tecrübesiyle iş arar. Gittiği her kapıda aynı soruyu duyar: diploman var mı? Yoktur; işi sahada öğrenmiştir. Aylarca kapı çalar, sonuç çıkmaz. Sonunda kendi işini kurmaya karar verir, diplomalı bir ortak arar ve Üzeyir Garih'i bulur.

Alarko merdiven altındaki üçgen bir odada kurulur: iki masa, üç iskemle. Üçüncü iskemle müşteri içindir. İşi Alaton bulur, tekniği Garih çözer. İlk iş, yapılmakta olan altı katlı bir handır. Alaton radyatör yerine binayı sıcak havayla ısıtmayı önerir; o gün için çok yeni bir fikirdir. Bina sahibini ikna etmek zor olur ama iş alınır.

Montaj sürerken Alaton bir akşam, her katta merdiven duvarında tavana yakın yuvarlak delikler görür. Çizimlerde yoktur. Sorar: soba delikleri. Bina sahibi açık konuşur: oğlunu ikna etmiştir ama onu değil. Hiç görmediği bir sistemdir; çalışmazsa her odaya soba kuracaktır.

Alaton önce bozulur, sonra önemli bir şeyi fark eder: adamın güvensizliği ona değil, bilmediği teknolojiyedir. Sistemi altı ayda kurarlar, bina kışı rahat geçirir. Kırk yıl sonra Alaton o binanın kazan dairesine iner; ilk kurdukları kazan hâlâ çalışmaktadır.

Bugün yapay zekayla süreçleri anlatırken karşımdaki her firma sahibinin duvarında o soba deliklerini görüyorum: ya çalışmazsa, eski düzene dönerim. Buna kızmıyorum, saygı duyuyorum. Tedbir almak işini bilen adamın işidir.

Bizim işimiz o deliklerle tartışmak değil, sistemi çalıştırıp onları gereksiz hale getirmek. Bu yüzden “sisteminizi bozmadan” diyoruz: soba bacası yerinde kalsın, Excel'iniz yerinde kalsın. Kış bittiğinde kimse sobayı hatırlamaz. Kaynak: Mehmet Gündem, Lüzumlu Adam – İshak Alaton (Alfa Yayınları).

Bu yazıyı paylaş

Bunlar da ilginizi çekebilir

Tüm yazılar →