Düşünce✕
Neden bağırırız? Aradaki mesafe büyüdüğü için
🎧 Podcast olarak dinle · ekran kilitliyken de çalarSayfayı kaydırsanız da alttaki oynatıcıda çalmaya devam eder.

Neden bağırırız? Aradaki mesafe büyüdüğü için

Ceritoğlu'nun aktardığı hikâye şöyle: yaşlı bir ermiş öğrencileriyle yürürken nehir kenarında birbirine bağıran bir aile görür ve sorar: "İnsanlar neden öfkeyle bağırır? Üstelik bağırdığı kişi yanı başındayken."

Cevabı kendisi veriyor: iki insan birbirine öfkelendiğinde kalpleri birbirinden uzaklaşır. O uzak mesafeden seslerini duyurabilmek için bağırmak zorunda kalırlar. Ne kadar çok öfkelenirlerse, mesafe o kadar büyür ve o kadar çok bağırmaları gerekir. Sevgi arttıkça ise ses düşer; önce sakin konuşurlar, sonra fısıldaşırlar, sonunda bakışmaları yeter.

Ermişin öğrencilerine söylediği son cümle uyarıdır: tartışırken kalplerin arasına mesafe koyacak sözlerden uzak durun; yoksa mesafenin öyle büyüdüğü bir gün gelir ki geri dönüş yolunu bulamazsınız.

Şantiyede ses yükselmesi normal sayılır. Makine gürültüsü vardır, iş sıkışıktır, müşteri tepededir. Ama dikkat edin: gürültüye karşı bağırmakla, adama bağırmak ayrı şeylerdir. Birincisi teknik zorunluluktur; ikincisi Ceritoğlu'nun anlattığı mesafenin işaretidir.

Kendi ekibimde şunu gördüm: bağırılan genç, bir daha hata yaptığında haber vermiyor. Hatayı saklıyor. Saklanan hata gaz kaçağı olarak, yanlış ayar olarak, bir hafta sonra ikinci servis olarak geri geliyor. Yani bağırmanın faturasını yine iş ödüyor. Sesi düşürmek yumuşaklık değil, kendi işini koruma refleksidir.

Kaynak: Ahmet Tevfik Ceritoğlu, “Bağırma”, tevfikceritoglu.blogspot.com (7 Şubat 2024).

Bu yazıyı paylaş

Bunlar da ilginizi çekebilir

Tüm yazılar →