Düşünce✕
Duvarı nem, insanı beklenti yıkar
🎧 Podcast olarak dinle · ekran kilitliyken de çalarSayfayı kaydırsanız da alttaki oynatıcıda çalmaya devam eder.

Duvarı nem, insanı beklenti yıkar

Ceritoğlu'nun cümlesi sert: "Duvarı nem, insanı beklenti yıkar." İnsanı en çok, karşılık bulmayan beklentileri üzer. Hem kendimizden hem çevremizden istediklerimiz zamanla ağır bir yüke dönüşür.

İlginç olan şu: beklentilerin çoğu hiç dile getirilmez. "Saçımı süpürge ettim" diyen kişi fedakârlığını anlatırken aslında gizli bir beklentinin ağırlığını taşır. Ceritoğlu buna koşullu sevginin temeli diyor. Doğanın bile her zaman karşılık vermediğini hatırlatıyor: maydanoz ektiğinizde yanında ayrık otu çıkar; emek, ayıklamak ve sabır gerekir.

Çözüm olarak önerdiği şey teknik bir insana çok tanıdık gelir: net dil. Beklentiyi açıkça söylersek, karşı taraf da neyi yapıp neyi yapamayacağını açıkça söyleyebilir. Beklenti ne kadar katı ve yüksekse, kırılma da o kadar büyük olur.

Sahada beklenti çatışmasının adı genellikle "anlaşamadık"tır. Müşteri cihazın ilk günkü gibi soğutmasını bekler; biz kapasitenin dış hava sıcaklığına bağlı olduğunu biliriz. İkisi de haklı, ama kimse söylemediği için iş tartışmaya döner. Teklife tek satır yazmak bunu bitirir: "Bu cihaz 35 derece dış havada şu kapasiteyi verir; 42 derecede şu kadarını verir."

Aynısı ekip için geçerli. Çırağa "aklını kullan" demek beklentidir, tarif değildir. "Bu işte senden beklediğim şu: sabah 8'de sahada ol, panoyu fotoğrafla, ölçüleri forma yaz, bitirince beni ara." Bunu söylediğinizde hem iş yürür hem de kimse kimseyi kırmaz. Söylenmeyen beklenti, faturası en yüksek yönetim hatasıdır.

Kaynak: Ahmet Tevfik Ceritoğlu, “Beklentilerin Yükü”, tevfikceritoglu.blogspot.com (7 Haziran 2026).

Bu yazıyı paylaş

Bunlar da ilginizi çekebilir

Tüm yazılar →