Düşünce✕
Son kez gösteriyorum: Sistem kurmak, işi kendin yapmak değildir
🎧 Podcast olarak dinle · ekran kilitliyken de çalarSayfayı kaydırsanız da alttaki oynatıcıda çalmaya devam eder.

Son kez gösteriyorum: Sistem kurmak, işi kendin yapmak değildir

Ahmet Tevfik Ceritoğlu'nun iletişim üzerine anlattığı ikinci fıkra, ilk dinleyişte güldürür, ikinci dinleyişte düşündürür. Çünkü içinde neredeyse her iş yerinde bir kez yaşanmış bir sahne var.

Bir adam otele yerleşir. Otel görevlisi odadaki kurbağayı göstererek müşteriye över: “Efendim, bu çok özel, eğitimli bir kurbağadır. Her türlü hizmetinizi görür; sırtınızı ovar, masaj yapar, odayı temizler.”

Bir süre sonra müşteri sinirle resepsiyonu arar: “Kardeşim, verdiğiniz kurbağa hiçbir iş yapmıyor, masanın üstünde öylece duruyor!”

Görevli hemen odaya gelir, kurbağayı karşısına alır, müşterinin yanına geçer ve öfkeyle kurbağaya bağırır: “Ulan sana kaç kere anlatacağım! Bak, son kez nasıl yapılacağını gösteriyorum, ona göre!” — ve hizmeti kendisi yapmaya başlar.

Fıkranın mesajı: bir görevi devrederken ya da ekipten bir şey beklerken yalnızca emir vermek yetmez. Doğru yönlendirme, rol model olma ve sorumluluk devrinin sınırlarını net çizmek gerekir. Yoksa “son kez gösteriyorum” diye diye, işi hep kendin yaparsın.

2008'de Ahmet Tevfik Bey'le satış ve pazarlamanın sistem kurgusu üzerine çalışırken aslında tam da bu kurbağayla uğraşıyorduk. Bir işin sistem olup olmadığını anlamanın yolu basittir: o işi bir başkasına devredebiliyor musun? Devredemiyorsan, elinde sistem değil, sadece senin alışkanlığın vardır.

Sahada da aynısı. Usta çırağına “sana kaç kere söyledim” deyip tornavidayı elinden alır ve işi kendisi bitirirse, çırak hiçbir şey öğrenmez, usta da hiçbir zaman rahatlamaz. Bir sonraki arızada aynı sahne tekrar oynanır. Öfkeyle gösterilen iş öğretilmez; sabırla, sınırları belli edilerek devredilen iş öğrenilir.

Rol model olmak, işi karşısındakinin yerine yapmak değildir. Ne beklendiğini açıkça söylemek, bir kez birlikte yapmak, sonra geri çekilip sorumluluğu gerçekten bırakmaktır. Bu, kurbağaya bağırmaktan çok daha zor ama çok daha kalıcıdır.

Bugün yazılımla ve yapay zekayla iş akışı kurarken de aynı yere çıkıyorum: sistem, işi herkesin yerine yapan bir kişi değil; herkesin ne yapacağını, ne zaman yapacağını ve neyin kendisine ait olduğunu bildiği düzendir. O düzenin ilk tuğlasını, bir fıkrayla koyan kişiye teşekkür borçluyum.

Teşekkürler Ahmet Tevfik Bey. O kurbağa hâlâ aklımda; ne zaman bir işi “ben yaparım, daha hızlı olur” diye elime alsam, masanın üstünde bana bakıyor.

Bu yazıyı paylaş

Bunlar da ilginizi çekebilir

Tüm yazılar →