Kısmet olmadı, ama resim geldi
Eşimin hazırladığı sürpriz kutlamanın davetlilerinden iki dostumuz, S. ve Ş. N., o gün masada yoktu. Gelmeyi çok istemişler; sağlık izin vermemiş.
Yerlerine bir şey gönderdiler: bir sulu boya resim. Eşimle ikimiz, bir akşam fotoğrafımızdan çalışılmış; arkada palmiyeler, sokak lambaları, lacivert bir gökyüzü. Fırça ıslak kâğıtta dağılmış, yüzler yerli yerinde. Bakınca o akşamı değil, resmi yapan eli görüyorum.
Yanındaki not kısaydı: “Biz de çok istedik ama kısmet olmadı. Doğum günün kutlu olsun, sevdiklerinle nice yıllara.”
Masada olmamak, orada olmamak demek değilmiş. Bu resim artık evimizin duvarında; o masanın bir sandalyesi de hep sizin.
S. ve Ş. N., eliniz dert görmesin; önce sağlık. Masa kuruludur, kısmet bir dahaki sefere.
Görsel: S. ve Ş. N.'nin elinden çıkan sulu boya; fotoğrafı olduğu gibi, yapay zekâ dokunmadan.



