Futbolun 10'u İstanbul'un konuğu: "Maradona: Bir İkonun Mirası" sergisine gittim
Futbolu sevmek için takım tutmak gerekmiyor. Bazı isimler formanın rengini aşıyor; Diego Armando Maradona onlardan biri. Bu yüzden İstanbul Alışveriş Merkezi'nde 23 Ekim'de açılan "Maradona: Bir İkonun Mirası" sergisini duyunca gitmeden duramadım.
Fiorito'dan dünyaya
Sergiye girer girmez bir heykel karşılıyor sizi: topu ayağında, bir hamle yapmak üzere. Hemen arkasında hikâyenin başladığı yer var: Buenos Aires'in kenar mahallesi Villa Fiorito. Sarı boyalı, sıvası dökülmüş bir duvar, demir parmaklıklı bir pencere ve üstünde "Fiorito" yazan levha. Duvarın öbür yanında Arjantin bayrağına sarılmış dev bir Maradona resmi.

Biraz ilerde eski bir oturma odası kurulmuş: halı, koltuk, tüplü bir televizyon ve ekranda maç. Bir çocuğun futbolla ilk tanıştığı ev hâli. Duvarlarda çerçeve çerçeve fotoğraflar, gazete kupürleri.
Formalar, kramponlar, kupa
Karanlık salonlarda vitrinler sıralanıyor. Arjantin'in mavi-beyaz formaları, Napoli'nin açık mavisi, kramponlar, toplar, belgeler. Ortada Dünya Kupası'nın altın renkli bir figürü parlıyor. Bir duvarda kariyerini özetleyen büyük bir afiş, üstünde Napoli'den İtalyanca bir pankart.
Kendi işimden bir alışkanlıkla vitrinlerin ışığına, camın yansımasına baktım. Karanlık oda, tek tek aydınlatılmış vitrinler: insanın gözünü nesneye götüren sade bir kurgu. Tasarımda abartı yok; hikâyeyi nesneler anlatıyor.
Tünelden sahaya
Serginin en sevdiğim yeri sonu oldu. Stadyum tüneli gibi dar bir koridordan, iki yanınızda kollarını açmış Maradona resimleriyle yürüyorsunuz. Tünelin ucunda yapay çimli bir saha açılıyor. Duvarlarda dev ekranlarda goller dönüyor, zemine stadyum yansıtılıyor, kale direklerinin önünde top sektirebiliyorsunuz.

Orada iki kişinin gol sevinci yaptığını gördüm. Yaş fark etmiyor; sahaya çıkan herkes bir an çocuk oluyor. Sergi adına yakışan da bu: Tribünlerden kuşaklara uzanan bir tutku.
Gitmek isteyenlere
• Yer: İstanbul Alışveriş Merkezi
• Tarih: 23 Ekim 2026 – 24 Ocak 2027
• Giriş: ücretsiz
• Benim önerim: Tüneli ve sahayı sona saklayın, acele etmeden yürüyün. Çocuklarla gidenler için son bölüm ayrı bir oyun alanı gibi.
Teşekkür
Bir sergiyi hikâye gibi kurmak kolay değil: ışık, ses, dekor, akış, ziyaretçinin nerede duracağı. Bu deneyimi İstanbul'a getirip tasarlayan, emeği geçen Marketing Toys ekibine ve İstanbul Alışveriş Merkezi'ne teşekkür ederim. Futbolun 10'unu ücretsiz olarak herkesin ayağına getirdiniz.
Marketing Toys — Experience Design Group ↗Fotoğraf ve videolar ziyaret sırasında tarafımdan çekildi; görüntülere yapay zekâ ile müdahale edilmedi. Tarih ve giriş bilgileri İstanbul Alışveriş Merkezi'nin duyurusundan alındı. Videodaki müzik: ESREF – Terazi.



