Düşünce✕
Ölçülen ve hissedilen
🎧 Podcast olarak dinle · ekran kilitliyken de çalarSayfayı kaydırsanız da alttaki oynatıcıda çalmaya devam eder.

Ölçülen ve hissedilen

Bir şeyi ölçebiliyorsanız yönetebilirsiniz derler. Doğrudur ama eksiktir. Çünkü hayatın en önemli kısımları ölçülmüyor.

Şeref Oğuz buna güzel bir ayrım koyuyor: verimlilik ölçülür, bereket hissedilir. Biri rakamdır, diğeri histir. İkisi aynı şeyin iki yüzü; bereket kültürel ve duygusal olanı, faktör verimliliği ise onun sayıya dökülmüş hali.

Bu ayrım bende şuna karşılık geldi.

Anneannemin evinde hiçbir şey ölçülmezdi. Un göz kararıydı, yağ kaşık kararıydı. Yine de sofra hiç eksik kalmadı ve gelen hiç aç dönmedi. Bugünse her şeyi ölçüyoruz — adımımızı, uykumuzu, kalorimizi, ekran sürelerimizi — ve tuhaf biçimde daha az doyuyoruz.

İdeal yaşam, sanırım ölçmeyi bırakmak değil; neyi ölçtüğüne dikkat etmek.

Çünkü ölçtüğünüz şey zamanla istediğiniz şeye dönüşüyor. Saati ölçerseniz saat doldurursunuz. İşi ölçerseniz iş çıkarırsınız. Kimseye sormadığınız hâlde “bugün ne öğrendim” diye tutuyorsanız, bir süre sonra öğrenmeye başlarsınız.

Az tohumla çok hasat almak bir tarım tekniği değil, bir yaşama biçimi. Az şeyle çok iş görmek, çok şeyle az iş görmekten daha zordur; çünkü seçmeyi, ayıklamayı ve sabretmeyi gerektirir.

Benim için ideal yaşamın tarifi buraya yakın bir yerde duruyor: az şeyle çok iş, çok gürültüyle değil.

Şeref Oğuz'un dediği gibi: “Bereket: Az tohumla çok hasat. Az emekle çok iş.”

Kaynak: Şeref Oğuz, “Verimlilik ölçülür, bereket hissedilir”, Ekonomim / Dünya, 17 Eylül 2026.

Bu yazıyı paylaş

Bunlar da ilginizi çekebilir

Tüm yazılar →