Bir ay gölge olmak: İşi izleyerek öğrenmek
Samir Vasavada, Vise adlı şirketi on altı yaşında kurdu; şirket o yirmi yaşındayken milyar dolar değerlemeye ulaştı. Vise, bağımsız yatırım danışmanlarının müşteri portföylerini yapay zekayla yönetmesine yardım ediyor. Samir liseyi bitirmeden bu yola çıktı.
Sektörü kitaplardan ve videolardan öğrendi ama asıl okulu başkaydı. Okuldan sonra her gün bağımsız danışmanları arıyor, nasıl düşündüklerini, nasıl karar verdiklerini soruyordu. Sayısız ret duydu; ama müşteriden gelen içgörü hep 'devam et' dediği için vazgeçmedi. Ona göre birinden öğrenmenin en iyi yolu onunla konuşmak değil, onu iş başında izlemek.
Bu yüzden yeni işe alınanlara ders anlatmıyor. Bir ay boyunca kendisinin, ortağının ya da ekipten birinin gölgesi gibi yanında gezdiriyor. Kimsenin öğretmeyi aklına getirmeyeceği şeyleri insan izleyerek görüyor.
Yapay zekanın etkisini de sayılarla anlatıyor. Bir zamanlar yüz elli, yüz altmış kişilik şirket bugün kırk kişiyle on kat daha iyi sonuç alıyor. Evrak gönderen, hesap açan altı yedi kişilik müşteri hizmetleri ekibi, iki üç kişiyle yirmi otuz kat fazla hesabı yönetiyor. Ekibin ilk sorusu şu olmuş: müşteri hizmetinin kendisine değil, içindeki tek tek işlere bakalım; kendimizi bu tekrarlardan nasıl çıkarırız?
Bizim sahada buna usta-çırak diyoruz. Genç tekniker ilk ay benim yanımda gezer; kitapta yazmayan sesi, kokuyu, müşteriyle konuşmayı izleyerek öğrenir. getrac'ta ise işin ikinci yarısını yapıyoruz: teklif, servis formu, F-Gaz kaydı, fatura gibi tekrar eden işleri tek tek ayırıp yapay zekaya devrediyoruz. Amacımız kimseyi çıkarmak değil; aynı ekibin daha çok müşteriye, daha iyi yetişmesi.
Önce izle, sonra işleri tek tek ayır, sonra otomatikleştir. İleri mevzi adamının sırası bu. Kaynak: Silicon Valley Girl, Samir Vasavada (Vise) bölümü.



