Düşünce✕
19 yaşında bir mendirek: Masa başı değil, saha
🎧 Podcast olarak dinle · ekran kilitliyken de çalarSayfayı kaydırsanız da alttaki oynatıcıda çalmaya devam eder.

19 yaşında bir mendirek: Masa başı değil, saha

Şarık Tara Anlatıyor'da soğuk hava deposu şantiyesinden de önce, Tara daha 19 yaşındayken geçen bir hikâye var. Okurken kendi sitemin sloganını okuyor gibi hissettim: masa başı değil, saha.

Tara liseyi bitirdiği yıl, bir akrabasının ortağı olduğu küçük bir inşaat firmasında çok düşük bir maaşla çalışmaya başlıyor. Firmanın diğer ortağı Tayyar Ağabey, aileden biri diye aralarına katılan bu gençten pek hoşlanmıyor.

Bir gün Tayyar Ağabey eline bir mektup verip Haliç'in karşı yakasındaki bir adrese götürmesini istiyor. Tara gidiyor ama söylenen adreste öyle bir dükkân yok. Geri dönüp “adres yanlış” demek yerine aramaya devam ediyor ve dükkânı Haliç'in bu yakasında buluyor, mektubu demirci ustaya teslim ediyor. Yazıhaneye dönüp anlattığında adresi yanlış verenin Tayyar Ağabey olduğu anlaşılıyor. O günden sonra aralarında bir dostluk başlıyor.

Bu küçük olayı çok sevdim, çünkü sahada adres çoğu zaman yanlış verilir. Keşif formunda yazan cihaz modeli sahadakiyle tutmaz, verilen ölçü eksik çıkar, arıza dedikleri yer başka bir kattadır. İşi bitiren, “bana yanlış söylediler” deyip dönen değil, doğrusunu bulana kadar arayan olur.

Asıl hikâye bundan sonra geliyor. Tayyar Ağabey Kartal'da bir mendirek inşaatı alıyor. Tara onu iyi bir mühendis olarak anlatıyor; ama işi daha çok teoride çözen, sahada iş yürütmekte zorlanan biri olarak. 19 yaşındaki genç, ağabeyine iki ay şantiyeye gelmemesini, işi kendisinin halledeceğini söylüyor.

İlk cevap bekleneni oluyor: yapamazsın. Tara ısrar ediyor ve sonunda ağabeyi razı oluyor. O günün parasıyla küçük olmayan bir işi 19 yaşında bir gence teslim ediyor. Tara işi bitiriyor, firmaya ciddi bir kâr kazandırıyor; karşılığında prim alıyor, 80 liralık maaşı da 200 liraya çıkıyor.

Birinci ders sahayla ilgili. Bizim meslekte de kapasite hesabını kusursuz yapan biri, devreye alma günü cihazın neden yüksek basınç yaptığını sahada bulamayabilir. Hesap şarttır, proje şarttır; ama iş sahada biter. Masa başında doğru olan her şey, çamurun ve rüzgârın içinde bir kez daha sınanır.

İkinci ders bence daha değerli ve bu hikâyenin sessiz kahramanı Tayyar Ağabey. “Yapamazsın” dedikten sonra işi 19 yaşında bir gence bırakabilmek büyük bir cesaret ister. Yıllar sonra Tara'nın kendi yönetim anlayışı da buna dönüşüyor. Kitabın sonlarında, çalışanlarına hep karar almalarını söylediğini anlatıyor: doğru kararlar onların, yanlış kararlar kendisinin. Çünkü yanlış bir karar düzeltilebilir; ama hiç karar alınmazsa ortada iş kalmaz.

Bunu kendi ekibime taşıdığımda şuna varıyorum: gece yarısı bir makine dairesinde arızayla baş başa kalan genç tekniker, her adımda ustasını aramak zorunda kalıyorsa hem öğrenmesi hem de sistem durur. Soğutucu akışkanın ve elektriğin olduğu yerde güvenlik kurallarından taviz yoktur; ama o kuralların içinde kalarak karar vermesine alan açmak gerekir. Kararını versin, sonra birlikte konuşalım; yanlışsa birlikte düzeltiriz.

Bir gün 19 yaşında birine “yapamazsın” demek üzereyken bu hikâyeyi hatırlayın. Belki o genç, masa başında çözemediğiniz işi sahada bitirecek kişidir. Kaynak: Çiğdem Tüzün, Şarık Tara Anlatıyor (Doğan Kitap, 2015).

Bu yazıyı paylaş

Bunlar da ilginizi çekebilir

Tüm yazılar →