Düşünce✕
25C koltuğundaki savaşçı: Akıllı adam bunu yapar mı?
🎧 Podcast olarak dinle · ekran kilitliyken de çalarSayfayı kaydırsanız da alttaki oynatıcıda çalmaya devam eder.

25C koltuğundaki savaşçı: Akıllı adam bunu yapar mı?

Doğan Cüceloğlu (9 Şubat 1938 – 16 Şubat 2021), anlamlı ve coşkulu bir hayatın yolunu Savaşçı adlı kitabında anlatmıştı. Bir gün uçakta, 25D koltuğunda otururken o kitabın ta kendisini yaşayan birine rastladı. Aşağıdaki hikâye onun anlatımından; ben kendi cümlelerimle aktarıyorum.

Bir büyükanne, kızı ve küçük torunuyla 24. sıradaki üç koltuğa yerleşiyor. Az sonra genç bir adam gelip 24A'nın kendi yeri olduğunu söylüyor; oysa aile iki bilet alıp üç koltuğa oturmuş. Kalkıyorlar, genç yerine geçiyor. Ardından anne hostesle konuşuyor. Hostes gelip gence nazikçe özür diliyor, kalabalık aile rahat etsin diye ona öndeki 6D'yi öneriyor. Genç hiç itiraz etmeden kabul ediyor.

Çantasını almak üzereyken hostes geri dönüyor: 6D'nin sahibi gelmiş. Bu kez 26D'ye gönderiliyor. Genç çantasını eski yerinde bırakıp 26D'ye oturuyor. Kapılar kapanmak üzereyken terlemiş bir yolcu gelip 26D'nin kendi yeri olduğunu söylüyor. Genç adam bir kez daha kalkıyor, çantasını alıp öne doğru, belirsizliğe yürüyor. Yerini ilk kez isteyerek vermiş, karşılığında iki kez yerinden edilmiş.

Uçak piste ilerlerken koridorun öbür yanında, 25C'de oturan adam geçen hostesi durduruyor ve alçak sesle yerini o gence vermek istediğini söylüyor; kendisi bekleme listesinden gelmiş, genç ise biletini önceden almış. Hostes bir şeyler söylüyor, adam ikna olup kitabına dönüyor. Kimse görmüyor, kimse alkışlamıyor. Cüceloğlu ise gözünü ondan alamıyor: bir insan, kimsenin fark etmediği bir haksızlık için kendine daha rahatsız bir yeri seçmeye gönüllü oluyor.

İndikten sonra yanına yaklaşıp nedenini soruyor. Adam önce neden bahsedildiğini hatırlamıyor bile. Hatırlayınca gülümsüyor, nerenin daha rahatsız olduğunun tartışılabileceğini söylüyor. Hakkaniyet meselesi mi, diye soruluyor. Adam duruyor, gözlerini kısıyor ve şu cevabı veriyor: «Eğer bir insanın yaşamında hakkaniyet anlamını kaybederse, zamanla yaşamındaki her şey anlamını kaybeder.» El sıkışıp ayrılıyorlar. Cüceloğlu'nun vardığı sonuç kendisi için bile acımasız: kitabı yazan kendisidir ama savaşçı olan o yolcudur. Kendisi haksızlığı görür, içi rahatsız olurdu; ama koltuğunu vermek aklına gelmezdi.

Bu hikâyeyi okuyunca sahayı düşündüm. Bizim işte de 6D'ler, 26D'ler çoktur: sırası gelmişken işi başkasına verilen genç teknisyen, emeği toplantıda başkasının adına yazılan çırak, randevusu "daha önemli" bir müşteri yüzünden üçüncü kez ertelenen küçük dükkân. Çoğumuz fark ederiz, içimizden hayıflanırız; ama kendi sıramızı, kendi payımızı ortaya koymak aklımıza gelmez. Akıllı adam bunu yapar mı? Hesap yapan yapmaz. Hakkaniyetin anlamını kaybetmek istemeyen yapar. Ben ekibimde o 25C yolcusunu arıyorum; en çok da kendi içimde. Kaynak: Doğan Cüceloğlu (9 Şubat 1938, Silifke – 16 Şubat 2021, İstanbul), “Hakkaniyet” (25C hikâyesi).

Bu yazıyı paylaş

Bunlar da ilginizi çekebilir

Tüm yazılar →