2 Ekim 2026: İoanna Kuçuradi'yi uğurlarken
2 Ekim 2026 akşamı İoanna Kuçuradi hayatını kaybetti. Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi görüyordu; 89 yaşındaydı. 4 Ekim 1936'da İstanbul'da doğmuştu. Doksanıncı yaş gününe iki gün kalmıştı.
Türkiye'de felsefe denince akla gelen ilk adlardan biriydi. Ama onu başka kılan, felsefenin yalnızca kitaplarda ve amfilerde değil, insanların birbirine nasıl davrandığında yaşadığını yetmiş yıl boyunca söylemesiydi. İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü'nden 1959'da mezun oldu, doktorasını 1965'te tamamladı. 1969'da Hacettepe Üniversitesi'nde Felsefe Bölümü'nü kurdu ve 2003'te emekli olana kadar başında kaldı. 1998'den itibaren UNESCO Felsefe ve İnsan Hakları Kürsüsü'nün sahibiydi.
Uluslararası alanda da bir ilke imza attı: 1998-2003 arasında Dünya Felsefe Dernekleri Federasyonu'nun (FISP) başkanlığını yaptı. Bu görevi üstlenen ilk kadın, Türkiye'den bu göreve gelen ilk filozoftu. 2003'te İstanbul'da toplanan 21. Dünya Felsefe Kongresi bu dönemde gerçekleşti. Federasyonun onursal başkanıydı; Türkiye Felsefe Kurumu'nun da başkanı olarak çalışmaya devam ediyordu.

Düşüncesinin özü
Anlayabildiğim kadarıyla düşüncesinin merkezinde insan onuru vardı. Ona göre insan hakları bir kültürün armağanı ya da bir devletin lütfu değildi; insanın değerinden, yani insan onurundan doğuyordu. Bu yüzden haklar, kimliklerin üstünde, insanın insan olması nedeniyle herkese aitti. Felsefeyi 'insan olma sanatı' olarak düşündüğü anlatılır.
Etkilendiklerim bölümü şimdiye kadar sahadaki ustalara, yazarlara ve iş insanlarına yer verdi. Bir filozof da bu listeye ait; çünkü saha dediğimiz yer de sonunda insanlarla dolu: müşteri, çırak, teknisyen, denetçi. Bir arızaya ya da bir kayda nasıl baktığımızı belirleyen şey, bilgimizden önce karşımızdakine verdiğimiz değerdir. Kuçuradi'nin ömür boyu sorduğu soru da buydu: değerli saydığımız şeye gerçekten doğru değer biçebiliyor muyuz?
Önümüzdeki haftalarda onun kitaplarından, aldığı ödüllerden ve fikirlerinden söz eden bir yazı dizisi yayımlayacağım. Fikirler onundur; sahadaki karşılığı benim yorumumdur.
Başımız sağ olsun. 'Hocaların hocası' dendi ona. Geride yetmiş yıllık bir düşünce mirası bıraktı.
Bu yazının bilgileri, 2-6 Ekim 2026 tarihli haberlerden derlendi.
Haber: Anadolu AjansıHaber: BianetHaber (İngilizce): Daily Nous


