Etik sorunu görebilmek
Ahlak, Etik ve Etikler'in yayıncı tanıtımına göre kitaptaki yazılar, farklı zamanlarda yapılmış konuşmaların metinleri. Etiğin alanına giren değerlendirme, değer, değerler ve anlam gibi kavramlara ışık tutmayı amaçlıyorlar. Tanıtımda bir uyarı da var: 'etik' sözcüğü moda olduğundan, onu kullananlar farklı şeyler anlıyor ve bu, değer sorunlarını yaşamın içinde görmeyi engelliyor.

Bu son cümle bana en işe yarar geldi: sorunu çözmekten önce, sorunu görmek. Çünkü etik bir sorun nadiren 'etik sorun' diye gelir. Sahada fiyat, süre, kayıt ya da söz kılığında gelir.
Birkaç örnek, hepsi benim sahadan çıkarımım: 'Kaydı sonra girerim.' 'Bu iş zaten böyle yapılır.' 'Müşteri anlamaz, ona da söylemeyelim.' 'Faturayı biraz yuvarlayalım.' Bunların hiçbirinde kimse 'şimdi etik bir karar veriyorum' demiyor. Ama her birinde bir değer yargısı var: karşımdaki insanın bilmeye hakkı var mı, söz bağlayıcı mı, kayıt gerçeği mi taşıyor?
Kuçuradi'nin konuşmalarını bir araya getiren bu kitabın değeri, sanırım sorunu adlandıracak kavramları vermesinde. Adını bilmediğimiz şeyi görmek zor. Değer, değerlendirme, anlam gibi kavramlar bu bakışı keskinleştiren araçlar.
Bir iş bitirdikten sonra kendime sorduğum küçük bir soru var: bugün hangi kararı rutin sandım, ama aslında bir değer sorusuydu? Her gün cevap vermesem de soruyu sormak, ertesi gün gözümü açık tutuyor.
Not: Bu yazı, kitabın yayıncı tanıtımına ve kamuya açık kaynaklara dayanır; kitabı sayfa sayfa aktarmaz. Sahadan yaptığım benzetmeler ve yorumlar bana aittir; Kuçuradi'nin kendi ifadeleri için kitabın kendisine bakmak gerekir.
Kaynak: İoanna Kuçuradi, Ahlak, Etik ve Etikler, Türkiye Felsefe Kurumu Yayınları, 15 Nisan 2019 (yayıncı tanıtımı).



