Düşünce✕
Yüz yüze geldiğimiz durumlarda adil davranmak

Yüz yüze geldiğimiz durumlarda adil davranmak

Adaletin Gerektirdiği Hukuk'un yayıncı tanıtımı, kitabın hedefini şöyle özetliyor: yüz yüze geldiğimiz durumlarda adil davranmanın ve insan olmanın sorumluluğunu taşımanın nasıl olabileceğini göstermek. Bu cümlede dikkatimi çeken, adaletin bir mahkeme salonuyla sınırlanmaması. Adalet, iki insanın karşı karşıya geldiği her durumda yeniden ortaya çıkan bir soru olarak anlatılıyor.

Yüz yüze: adil davranmak, insan olmanın sorumluluğu
Yüz yüze: adil davranmak, insan olmanın sorumluluğu

Sahada bu soruyla her gün karşılaşıyoruz, yalnızca adını koymuyoruz. Arızalı bir cihazın başında, parası kısıtlı bir müşteriyle konuşan teknisyen bir tartı kuruyor: ne söyleyeceğim, neyi saklamayacağım, neyi abartmayacağım. Teklifte bir kalemi bilerek eksik yazmak ya da gereksiz bir parçayı eklemek, kimsenin görmediği bir adaletsizlik. Kayıt tutmak da öyle: bugün atlanan satır, yarın bir başkasının hakkını belirsizleştirir.

Burada Kuçuradi'nin bakışını bir adım ileri taşıyıp kendi sözümle söylüyorum, yani bu cümle benim yorumum: yönetmelik ve standartlar bir zemin sağlar ama o zemin yüz yüze durumun içine kendiliğinden girmez. Kuralı durumla buluşturan şey, karşıdaki insana değer veren birinin kararıdır. Hukuku adalete bağlayan düşünce de tam bu buluşmayı ciddiye almak demek.

Bu yüzden 'adil davrandım mı?' sorusunu günün sonunda kendime sormaya çalışıyorum. Cevap her zaman rahatlatıcı değil. Ama sorunun kendisi, işi sadece yapılan bir iş olmaktan çıkarıp bir insan ilişkisine çeviriyor.

Not: Bu yazı, kitabın yayıncı tanıtımına ve kamuya açık kaynaklara dayanır; kitabı sayfa sayfa aktarmaz. Sahadan yaptığım benzetmeler ve yorumlar bana aittir; Kuçuradi'nin kendi ifadeleri için kitabın kendisine bakmak gerekir.

Kaynak: İoanna Kuçuradi, Adaletin Gerektirdiği Hukuk, Türkiye Felsefe Kurumu Yayınları, Ekim 2023 (yayıncı tanıtımı).

Bu yazıyı paylaş

Bunlar da ilginizi çekebilir

Tüm yazılar →