Düşünce✕
Elektrik üretiyoruz, peki kullanabiliyor muyuz? Şebeke, SF₆ ve Türkiye

Elektrik üretiyoruz, peki kullanabiliyor muyuz? Şebeke, SF₆ ve Türkiye

Prof. Dr. Levent Kurnaz, 28 Ekim'de Son Buzul Erimeden'de enerji dönüşümünün artık yalnızca elektrik üretmekle ilgili olmadığını anlatıyor: üretilen elektriğin taşınması, depolanması ve fosil yakıtların yerine kullanılması da gerekiyor.

Rekorlar yavaşlıyor

2025'te dünyada 692 gigavat yeni yenilenebilir kapasite kuruldu; toplam 5.149 gigavata, yani küresel kapasitenin yaklaşık yarısına ulaştı. IRENA Genel Direktörü Francesco La Camera ise 27 Ekim'de Reuters'a, 2026 kurulumlarının beş yıl sonra ilk kez bir önceki yılın altında kalabileceğini söyledi. Neden: üretim kapasitesi, elektriği taşıyacak şebekelerden hızlı büyüyor.

Kurnaz'ın aktardığına göre Çin'de 2026'nın ilk yarısında şebeke kısıtı yüzünden sisteme alınamayan yenilenebilir elektrik, Meksika'nın yaklaşık bir yıllık tüketimine denk. Benzer sorunlar Avustralya ve Japonya'da da var; satamayacağını düşünen yatırımcı yeni santrali erteleyebiliyor.

Şebekelerin görünmeyen gazı: SF₆

Yüksek gerilim şalt ekipmanında yalıtım için kullanılan kükürt hekzaflorürün (SF₆) 100 yıllık küresel ısınma potansiyeli karbondioksitin yaklaşık 24.300 katı; atmosferde bin yılı aşkın kalabiliyor. WMO'nun 27 Ekim'deki Sera Gazı Bülteni, SF₆ birikiminin arttığını ve 2025'te rekor yıllık artış görüldüğünü bildiriyor.

Kurnaz, SF₆'nın toplam katkısının karbondioksitle kıyaslanacak büyüklükte olmadığını ve yenilenebilire geçişten vazgeçmek için gerekçe sayılamayacağını ekliyor. Sızıntıyı azaltmak, gazı geri kazanmak ve yeni yatırımlarda SF₆'sız şalt seçmek mümkün; şebekeyi büyütmekle iklim etkisini azaltmak arasında seçim yapmak gerekmiyor.

Türkiye: tüketim yedi kat, fosil payı aynı

Ember'in 27 Ekim'de yayımladığı, Bahadır Sercan Gümüş imzalı araştırmaya göre Türkiye'de 1990–2024 arasında elektrik tüketimi yaklaşık yedi katına çıktı; elektriğin nihai enerjideki payı yüzde 10'dan 22'ye yükseldi. Fosil yakıtların payı ise yüzde 70,9'dan 70,4'e, yani neredeyse hiç değişmedi. Artış çoğunlukla yeni ihtiyaçlardan geldi: kentleşme, ev aletleri, bilgisayarlar, klimalar.

Aynı araştırmaya göre mevcut eğilimle Türkiye 2035'te yalnız yüzde 24,4'e ulaşıyor. Bugünkü teknolojilerle teknik potansiyel yüzde 85: binalarda 100, ulaşımda 96, sanayide 58. Elektrikli otomobil aynı mesafe için yaklaşık 3,6 kat daha az enerji harcadığından, bütün otomobiller elektrikli olsa bile pay ancak yüzde 22'den 28'e çıkıyor.

Kurnaz'ın vardığı yer: elektrifikasyon oranı tek başına iklim başarısı göstergesi değil. Ona göre başarı, kurulan gigavatla ya da elektriğin payıyla değil, atmosfere ne kadar daha az sera gazı salındığıyla ölçülmeli.

Kaynak: Levent Kurnaz, “Elektrik Üretiyoruz, Peki Kullanabiliyor muyuz?”, Son Buzul Erimeden, 28 Ekim 2026. Bu yazı, bültendeki yazının yorum katılmadan özetlenmiş hâlidir; görüşler, değerlendirmeler ve aktarılan veriler yazarına aittir. Yazının tamamı kendi sayfasında.

Yazının tamamı: Levent Kurnaz · Son Buzul Erimeden ↗COP31 Antalya rehberi →
Bu yazıyı paylaş

Bunlar da ilginizi çekebilir

Tüm yazılar →