Düşünce✕
Madencilikte rekor kâr, yerinde sayan salımlar: hurda neden stratejik?

Madencilikte rekor kâr, yerinde sayan salımlar: hurda neden stratejik?

Prof. Dr. Levent Kurnaz, 16 Ekim'de Son Buzul Erimeden bülteninde McKinsey'in bu ay yayımlanan Küresel Malzemeler Raporu'nu ele alıyor. Rapora göre metal ve madencilik sektörünün piyasa değeri 3,7 trilyon dolarla rekor kırdı, kâr oranı 2015'teki yüzde 19'dan yüzde 27'ye çıktı; buna karşın gelir 2025'te yalnızca yüzde 1 arttı. Kurnaz farkı altınla açıklıyor: fiyatı bir yılda yüzde 45 yükselen altın kârların büyük kısmını taşıdı, yani sektör daha çok ya da daha verimli üretmeden elindekini daha pahalıya satıyor.

Salımlar neden yavaş düşüyor?

Rapora göre sektörün kendi faaliyetlerinden kaynaklanan salımlar 2035'e kadar yalnızca yüzde 8 azalacak ve bu düşüşün büyük kısmı elektrik şebekelerinin temiz kaynaklara yönelmesinden gelecek. Hesap, çıkarılan kömürün yakılmasından doğan salımları içermiyor; 2025 termik kömür üretiminde rekor yılı oldu ve rapor önümüzdeki on yılda kömür madenlerine 674 milyar dolarlık yatırım gerektiğini öngörüyor. Avrupa'da ise alıcılar düşük karbonlu çeliğe fazladan ödemeye yanaşmadığı için yılda yaklaşık 20 milyon tonluk yeşil çelik kapasitesi askıya alındı ya da iptal edildi.

Kurnaz yine de aynı metali üreten tesisler arasında karbon salımının 4 ile 10 kat arasında değiştiğini, yani daha temiz üretimin bugün de mümkün olduğunu vurguluyor. Ona göre iklim gündemi durmuyor, coğrafya değiştiriyor: Çin karbon fiyatlamasını çelik, çimento ve alüminyuma genişletti, Hindistan'da 58 çelik tesisi yeşil çelik belgesi aldı.

Hurda stratejik bir kaynağa dönüşüyor

Kurnaz'ı raporda en çok düşündüren bölüm hurda. Hurdadan metal üretmek yeni cevher çıkarmaktan hem daha ucuz hem daha az karbonlu olduğu için AB, ABD, Japonya ve Rusya hurdayı sınırları içinde tutmak üzere kısıtlamalar getiriyor. Türkiye de bu yıl çelik, alüminyum ve bakır hurdası ithalatını lisansa bağladı.

Türkiye için anlamı

Türkiye çeliğinin büyük bölümünü ithal hurdayı elektrik ark ocaklarında eriterek üretiyor; bu düşük karbonlu yöntem Avrupa'nın Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması karşısında avantaj sağlıyor. Türkiye OECD üyesi olduğu için AB'nin OECD dışındaki ülkelere hurda ihracatı yasağının doğrudan kapsamında değil, ancak eğilim açık. Kurnaz'a göre bu avantaj dünya hurdasına erişim ve temiz elektrik sürdükçe geçerli; önerisi yurt içinde hurda toplama ve ayrıştırmayı güçlendirmek, yerli hurdanın kalitesini yükseltmek ve ark ocaklarını yenilenebilir elektrikle beslemek.

Kaynak: Levent Kurnaz, “Madencilik rekor kâr açıklıyor, salımlar yerinde sayıyor”, Son Buzul Erimeden, 16 Ekim 2026. Bu yazı, bültendeki yazının yorum katılmadan özetlenmiş hâlidir; görüşler, değerlendirmeler ve aktarılan veriler yazarına aittir. Yazının tamamı kendi sayfasında.

Yazının tamamı: Levent Kurnaz · Son Buzul Erimeden ↗COP31 Antalya rehberi →
Bu yazıyı paylaş

Bunlar da ilginizi çekebilir

Tüm yazılar →