Okyanus kirliliği artık uzaydan görünüyor: gemi deşarjlarının izi
Prof. Dr. Levent Kurnaz, 5 Ekim'de Son Buzul Erimeden bülteninin açılışında okyanuslardaki petrol kirliliğini uydudan izleyen yeni bir analizi ele alıyor. Kurnaz'a göre petrol kirliliği denince akla genellikle büyük tanker kazaları gelse de bu çalışma başka bir soruna işaret ediyor: küçük ama hiç bitmeyen deşarjlar.
Uydular ne gösterdi?
ABD merkezli kâr amacı gütmeyen SkyTruth, 2023–2025 arasındaki uydu gözlemlerini gemi trafiği ve uydu kapsamıyla birleştiren bir model kurdu. Buna göre gemiler ve açık deniz petrol tesislerinden kaynaklanan petrol tabakaları her yıl yaklaşık 1,58 milyon kilometrekare okyanus yüzeyini etkiliyor; bu, Moğolistan'dan biraz daha büyük bir alan. Tabakaların yüzde 81'i gemilerle, yüzde 18'i petrol altyapısıyla ilişkili. Gemi kaynaklı kirliliğin önemli bölümünün, makine dairesinde biriken yağlı su karışımı olan sintine atığının denize boşaltılmasından geldiği düşünülüyor.
Kirlilik nerede yoğunlaşıyor?
Doğrulanmış petrol tabakası sayısında Endonezya suları 823 ile ilk sırada, Malezya 214 ile ikinci; iki ülkenin ortak kullandığı Malakka Boğazı dünyanın en işlek su yollarından biri. SkyTruth'un yöneticisi bunu ülkelerin kendi kusurundan çok bu sulardan geçen gemi ve tanker trafiğinin hacmiyle açıklıyor. Tekrar tekrar kirlettiği saptanan 20 geminin yalnızca 9'unun sahibi belirlenebildi.
Görünmeyen kirlilik görünür oluyor
Kurnaz'a göre büyük bir kazada kaynak da fail de görüldüğü için müdahale görece kolay; rutin kirlilikte ise binlerce geminin küçük boşaltımları tek tek haber olmuyor ama toplamı bir ülke büyüklüğünde bir yüzeye ulaşıyor. Uydu teknolojisinin değiştirdiği şey bu görünürlük. Kurnaz, kirleten geminin sahibinin bile bulunamamasının, armatörler, deniz sigortacıları ve tedarik zinciri yöneticileri için sorumluluk zincirinin şeffaflığını önümüzdeki dönemin ana başlıklarından biri yapacağını yazıyor.
Bültenin diğer başlıkları
Bültende Kurnaz ayrıca MGM'nin 1.707 istasyonunun verileriyle Eylül'ün Türkiye'de iki uçta geçtiğini aktarıyor: 12 Eylül'de istasyonlar ortalamada mevsim normalinin 7,1 derece üzerinde, 28 Eylül'de 5,1 derece altındaydı; 28 Eylül'de Çekmeköy Ömerli'de 97,8 milimetre yağış düştü, Zincirlikuyu alt geçidi su altında kaldı. 1 Ekim'de 15 ABD eyaleti ve Guam'ın, Corteva'nın şirket bölünmesiyle PFAS yükümlülüklerinden kaçtığı iddiasıyla dava açtığını; Kaliforniya'nın AB 1603 sayılı yasayla PFAS içeren tarım pestisitlerinin kamuya açık bir veritabanında işaretlenmesini zorunlu kıldığını; Madagaskar'da 6.500'den fazla kişinin su kirliliği iddiasıyla Rio Tinto ve QMM aleyhine Londra'da dava açtığını yazıyor. Bültende 29 Eylül Uluslararası Gıda Kaybı ve İsrafı Farkındalık Günü, 19 Ekim'de Erivan'da başlayacak Biyolojik Çeşitlilik COP17, 5–8 Ekim'de Fiji ve Tuvalu'daki COP31 hazırlık toplantısı ve PFAS'ın neden sonsuz kimyasal diye anıldığını anlatan bir bilim kutusu da yer alıyor.
Kaynak: Levent Kurnaz, “Okyanus Kirliliği Artık Uzaydan Görünüyor”, Son Buzul Erimeden, 5 Ekim 2026. Bu yazı, bültendeki yazının yorum katılmadan özetlenmiş hâlidir; görüşler, değerlendirmeler ve aktarılan veriler yazarına aittir. Yazının tamamı kendi sayfasında.
Yazının tamamı: Levent Kurnaz · Son Buzul Erimeden ↗COP31 Antalya rehberi →


