Düşünce✕

Pre-COP nedir? Antalya'ya giden yol Pasifik'ten geçiyor

Prof. Dr. Levent Kurnaz, 6 Ekim'de LinkedIn'de yayımladığı “Pre-COP nedir?” yazısına şu tespitle başlıyor: Fiji'de başlayan toplantı haberlerde “COP31 öncesi hazırlık” diye geçiyor, ama bu ifade toplantının ne olduğunu, neden yapıldığını ve bizi ne kadar ilgilendirdiğini anlatmıyor. Yazı bu üç soruyu sırayla yanıtlıyor ve toplantı bu hafta sürdüğü için sonunda neye bakmamız gerektiğini sıralıyor.

Pre-COP nedir?

COP, BM İklim Sözleşmesi'ne taraf ülkelerin her yıl toplandığı büyük konferans; bu yıl 9–20 Kasım'da Antalya'da. Pre-COP ise ondan genellikle bir ay kadar önce, iki üç gün süren hazırlık toplantısı. Bakanlar ve üst düzey temsilciler siyasi istişareyle anlaşmazlıkların haritasını çıkarıyor, olası uzlaşı alanlarını yokluyor. Kurnaz'ın altını çizdiği ayrım önemli: Pre-COP'ta bağlayıcı karar alınmaz. Onun benzetmesiyle bu bir tiyatro provası: oyun sahnede oynanır, ama kimin nerede duracağı ve hangi sahnenin sorun çıkaracağı provada anlaşılır.

Neden var?

Dünyanın hemen her ülkesi COP'ta aynı masaya oturuyor ve iki hafta içinde ortak metin çıkarması bekleniyor. Zor konular son güne kalırsa ya anlaşma çıkmıyor ya da zayıf bir metinle yetiniliyor. Pre-COP bu riski azaltmak için var: öncelikler önceden masaya konuyor, anlaşılabilecek yerler belli oluyor, Antalya'ya daha hazırlıklı gidiliyor.

Bu yıl neden farklı?

Kurnaz'ın hatırlattığı arka plan şu: Belém'deki COP30'un son anlarına kadar Avustralya ve Türkiye ev sahipliği için yarıştı ve sonunda görevler üçe bölündü. Türkiye resmi ev sahibi ve COP Başkanı; konferans Antalya'da. Avustralya yalnızca kolaylaştırıcı bir eş başkan değil, resmi müzakereleri yürütme konusunda münhasır yetkiye sahip. Pre-COP ise Pasifik'te: bakanlar toplantısı Fiji'de, liderler bölümü Tuvalu'da.

Tuvalu, yaklaşık 10 bin nüfuslu ve deniz seviyesinin yükselişinden en çok etkilenen ada ülkelerinden biri; liderlerin oraya gitmesinin amacı iklim etkilerini yerinde görmek. Normalde teknik ve sakin geçen Pre-COP'ta bu yıl liderlere ve sivil topluma açık bir program da var. Toplantı 5 Ekim'de başladı. Fiji'de 50'den fazla ülkenin temsil edildiği bildiriliyor; ancak Tuvalu'daki liderler bölümüne katılan 14 ulusal liderden yalnızca ikisi Pasifik dışından: Timor-Leste ve Mauritius. AB İklim Komiseri Wopke Hoekstra ve UNFCCC İcra Sekreteri Simon Stiell de orada.

Gündemde ne var?

Avustralya hükümetinin belirttiği ve Melbourne Hukuk Fakültesi'nden Jacqueline Peel'in analizinde de yer alan dört öncelik var. Birincisi 1,5 °C hedefini erişilebilir tutmak. Kurnaz burada “overshoot” kavramını açıyor: sıcaklığın 1,5 °C'yi aşıp güçlü salım azaltımı ve net negatif salımlarla yeniden altına indirildiği senaryolar. Pasifik ülkeleri için 1,5 derece bir sayıdan fazlası, ülkelerinin varlığıyla ilgili bir eşik. İkincisi okyanus ve iklim bağlantısı. Üçüncüsü iklim finansmanına erişimin kolaylaşması: Pasifik'in kendi kurduğu Pacific Resilience Facility'nin başlangıç sermayesi hedefi 500 milyon dolar, Fiji'nin son rakamına göre taahhütler yaklaşık 200 milyon dolarda. Dördüncüsü Pasifik'in sesinin güçlenmesi.

Bunların yanında Marshall Adaları öncülüğündeki “Friends of Science / Defend the Science” girişiminin de konuşulması bekleniyor. Fosil yakıtlardan çıkış ayrı bir resmi gündem maddesi değil; ama azaltım, Küresel Durum Değerlendirmesi'nin uygulanması ve Eylem Gündemi üzerinden tartışmanın önemli bir parçası olacak.

Bizi neden ilgilendiriyor?

Kurnaz üç neden sayıyor. Birincisi, başkan biziz: Pre-COP'ta konuşulan her şey bir ay sonra bizim masamıza geliyor. Bakan Kurum'un Fiji'de COP31 Eylem Gündemi'ni paydaşlarla paylaştığı bildirildi. Eylem Gündemi, müzakere metinlerinin yanında yürüyen ve şirketlerin, şehirlerin, kuruluşların somut projelerle katıldığı ikinci hat. Açıklanan gündem 10 öncelikli tema, 6 küresel hedef, 11 girişim ve 13 destekleyici çıktıdan oluşuyor; bu başlıkların Pasifik'te nasıl karşılandığı, Antalya'da ne kadar ilgi göreceğinin ilk işareti.

İkincisi, finansman sorusu ortak: Pasifik ülkeleri parayı yerel ihtiyaca uygun ve hızlı ulaşan bir mekanizmayla almak istiyor. Bu, Türkiye'nin kendi gündemindeki soruyla aynı: iklim parası var, ama ihtiyaç duyan yere nasıl ulaşacak? Üçüncüsü, beklentiler Antalya'dan önce görünür oluyor: sivil toplum iki ev sahibinden kömür, petrol ve gazdan çıkış için somut bir yol haritası bekliyor. Kurnaz bunu eleştiri olarak değil, Antalya'ya gitmeden yanıtlanabilecek soruların listesi olarak okumayı öneriyor.

Ne kadar ilgilendiriyor?

Burada Kurnaz abartmadan bir ölçü koyuyor. Türkiye için ilgi yüksek, çünkü başkanlık bizde; ama resmi pazarlıkları Avustralya yönetiyor ve Türkiye'nin ağırlığı ev sahipliğinde, Eylem Gündemi'nde ve liderler zirvesinde. Pre-COP'tan büyük bir anlaşma beklenmemeli; Peel de COP31'in yeni büyük kararlardan çok mevcut taahhütlerin uygulanmasına odaklanmasını bekliyor. Pre-COP'un verebileceği şey sinyaller: bağış sözleri, ortak bir bildirge, kimin hangi düzeyde katıldığı. Şubat 2027'de BM İklim Sözleşmesi'nden çıkacak olan ABD'nin ne Pre-COP'a ne COP31'e resmi heyet göndermesi bekleniyor. Sıradan bir vatandaş ya da şirket için ilgi dolaylı: mesajlar uzun vadede düzenlemeyi ve yatırım ortamını şekillendiriyor, ama bu hafta market fiyatına ya da faturaya yansıyacak bir şey yok.

Bu hafta nelere bakmalı?

Kurnaz'ın listesi dört madde: Pasifik Dayanıklılık Fonu için bağış sözü verilip verilmediği ve 500 milyon dolarlık hedefe ne kadar yaklaşıldığı; Fiji'de imzalanması planlanan bildirgenin 1,5 derece, finansman ve fosil yakıtlar konusunda nasıl bir dil kullandığı; Bakan Kurum'un sunduğu Eylem Gündemi'nin ayrıntıları ve fosil yakıtlardan çıkışa nasıl yer verdiği; Pasifik dışından hangi ülkelerin hangi düzeyde katıldığı.

Yazının kapanışı: Pre-COP karar alınan bir toplantı değil, ama Antalya'da neyin konuşulacağını ve ev sahibi Türkiye'den ne beklendiğini bir ay önceden gösteren bir ayna. Antalya'ya giden yolda en değerli soru “Pre-COP'ta ne kararlaştırıldı” değil, “ortaya çıkan beklentilere Antalya'da nasıl yanıt verilecek”. Kurnaz'ın deyişiyle: “Bu bir kötümserlik değil. Bu, verilere dayalı bir gerçekçilik.”

Tek bakışta: NotebookLM infografiği

Gezegenin kan tahlili, enerji genişlemesi ve Pasifik'ten Antalya'ya COP31: Son Buzul Erimeden yazılarından NotebookLM ile üretilmiş infografik (yapay zekâ özeti)
Gezegenin kan tahlili, enerji genişlemesi ve Pasifik'ten Antalya'ya COP31: Son Buzul Erimeden yazılarından NotebookLM ile üretilmiş infografik (yapay zekâ özeti)
İnfografiği yüksek çözünürlükte indir (PNG, 5 MB)

Kaynak: Prof. Dr. Levent Kurnaz, “Pre-COP nedir?”, LinkedIn, 6 Ekim 2026, https://www.linkedin.com/pulse/pre-cop-nedir-prof-levent-kurnaz-7rnwf · Yazı yorum katılmadan özetlenmiştir; tırnak içindeki ifadeler yazıdan alınmıştır. Yazının tamamı Kurnaz'ın kendi sayfasında. Görsel eeu.com.tr'ye aittir; ısınma şeritleri fikri Ed Hawkins'e aittir (#ShowYourStripes, CC BY 4.0).

Bu yazıyı paylaş

Bunlar da ilginizi çekebilir

Tüm yazılar →